DEMİRYOLU • TÜNEL • SAHA İSG

Demiryolu ve Tünel Çalışmalarında İş Güvenliği: Riskler, Önlemler ve Saha Uygulamaları

Demiryolu ve tünel projelerinde hareketli ekipman, tren trafiği, yer altı koşulları, göçük, havalandırma, gaz, yangın, elektrik, patlatma ve tahliye gibi yüksek riskli faaliyetlerin nasıl kontrol edilmesi gerektiğini saha yaklaşımıyla inceleyin.

Demiryolu ve tünel yapım projeleri; çok sayıda disiplinin aynı çalışma alanında eş zamanlı faaliyet göstermesi, ağır iş makinelerinin kullanılması, kısıtlı çalışma alanları ve değişken saha koşulları nedeniyle yüksek seviyede iş sağlığı ve güvenliği yönetimi gerektirir.

Özellikle yer altı tünellerinde havalandırma, gaz ve toz maruziyeti, yangın, göçük, patlatma ve acil tahliye gibi riskler öne çıkarken; demiryolu çalışmalarında tren hareketleri, raylı iş makineleri, enerji sistemleri ve hat üzerinde çalışan personelin korunması kritik önem taşır.

Temel yaklaşım: Demiryolu ve tünel projelerinde güvenlik yalnızca kişisel koruyucu donanıma bırakılamaz. Risk mümkün olduğunca kaynağında ortadan kaldırılmalı; mühendislik kontrolleri, çalışma organizasyonu, iş izinleri ve fiziksel saha tedbirleri KKD'den önce değerlendirilmelidir.

Demiryolu ve Tünel Çalışmalarının Başlıca Riskleri

Tren ve raylı araç hareketleri Hat üzerinde veya yakınında çalışan personelin hareketli tren, lokomotif veya bakım aracına maruz kalması.
Göçük ve zemin kararsızlığı Tünel kazısı sırasında kaya veya zeminin kontrolsüz hareketi, tahkimat yetersizliği ve lokal çökmeler.
Gaz ve oksijen riski Tünel atmosferinde oksijen yetersizliği veya tehlikeli gaz konsantrasyonlarının oluşması.
Toz ve solunum maruziyeti Kazı, kırma, delme ve beton çalışmalarında oluşan yoğun toz ve silika maruziyeti.
Yangın ve patlama Yakıt, elektrik sistemleri, sıcak çalışma ve patlayıcı maddeler nedeniyle oluşabilecek acil durumlar.
Ağır iş makineleri Ekskavatör, yükleyici, kamyon, lokomotif ve tünel ekipmanlarının personelle aynı alanda çalışması.

1. Demiryolu Hattında Çalışma Güvenliği

Aktif veya işletmeye yakın demiryolu hatlarında yapılan çalışmalar, klasik şantiye araç trafiğinden farklı bir risk yapısına sahiptir. Trenlerin hareket alanı raylarla sınırlıdır ve kısa mesafede yön değiştirmesi mümkün değildir.

Bu nedenle çalışma alanı ile aktif hat arasında kontrollü bir sistem oluşturulmalıdır.

2. Tünel Kazısı ve Göçük Riski

Tünel çalışmalarındaki en kritik risklerden biri kazı yüzeyi, tavan veya yan duvarlardan kontrolsüz malzeme düşmesi ve zemin kararsızlığıdır.

Kazı ilerledikçe zemin şartları değişebileceğinden güvenlik kontrolleri yalnızca proje başlangıcında değil, çalışma boyunca sürdürülmelidir.

3. Havalandırma ve Tünel Atmosferi

Yer altındaki çalışma alanlarında temiz hava sürekliliğinin sağlanması temel güvenlik şartlarından biridir. İş makinelerinin egzoz gazları, kaynak dumanları, patlatma sonrası gazlar ve doğal jeolojik oluşumlar çalışma atmosferini etkileyebilir.

Kontrol edilmesi gereken başlıca parametreler

Ölçüm sonuçları yalnızca anlık kontrol olarak görülmemeli; risk değerlendirmesine göre sürekli veya periyodik izleme sistemi kurulmalıdır.

4. Toz ve Silika Maruziyeti

Tünel kazısı, delme, kırma ve beton işlemleri çalışanların önemli miktarda mineral toza maruz kalmasına neden olabilir.

Toz kontrolünde öncelik çalışanlara maske dağıtmak değil, oluşan tozu kaynağında azaltmaktır.

5. Tünel İçinde Araç ve İş Makinesi Trafiği

Tünel içerisinde yaya ve araçların aynı güzergâhı kullanması ezilme, sıkışma ve çarpma riskini önemli ölçüde artırır.

6. Patlatma Çalışmaları

Delme-patlatma yöntemi kullanılan tünellerde patlayıcı maddelerin depolanması, taşınması, hazırlanması ve ateşlenmesi ayrı bir çalışma prosedürü kapsamında yönetilmelidir.

7. Elektrik ve Enerji Sistemleri

Tünel şantiyelerinde enerji ihtiyacı yüksek olduğundan geçici elektrik tesisatları, uzatma kabloları, dağıtım panoları ve makinelerin enerji bağlantıları sürekli kontrol edilmelidir.

8. Yangın Riski

Tünel içerisindeki yangın, açık alan şantiyelerine göre çok daha ciddi sonuçlar doğurabilir. Duman hızla görüşü azaltabilir ve çalışanların tahliye güzergâhını kullanmasını güçleştirebilir.

9. Acil Durum ve Tahliye

Uzun tünellerde acil bir durumda çalışanların dışarı çıkması zaman alabileceğinden, tahliye planlaması projenin başlangıç aşamasında ele alınmalıdır.

10. Gürültü, Titreşim ve Aydınlatma

Delici makineler, kırıcılar, havalandırma sistemleri ve ağır ekipmanlar tünel içerisinde yüksek gürültü ve titreşim seviyelerine neden olabilir.

11. Kişisel Koruyucu Donanımlar

KKD seçimi, yapılan işe ve risk değerlendirmesine göre belirlenmelidir. Her çalışan için aynı KKD kombinasyonunun otomatik olarak yeterli kabul edilmesi doğru değildir.

Tipik saha uygulamalarında ihtiyaç duyulabilecek ekipmanlar:

Demiryolu ve Tünel Çalışmaları İçin Saha Kontrol Listesi

Kontrol Başlığı Kontrol Edilecek Husus
Hat Emniyeti Aktif hat ve çalışma alanı ayrılmış mı?
Gözcü / Koordinasyon Tren ve araç hareketleri için gerekli koordinasyon sağlanmış mı?
Tahkimat Kazı yüzeyi ve destek sistemleri kontrol edilmiş mi?
Havalandırma Tünelde yeterli temiz hava dolaşımı var mı?
Gaz Ölçümü Atmosfer ölçümleri yapılmış mı?
Toz Toz bastırma ve havalandırma önlemleri çalışıyor mu?
Araç Trafiği Yaya ve makine güzergâhları kontrol altında mı?
Elektrik Panolar, kablolar ve enerji izolasyonu uygun mu?
Yangın Söndürme ekipmanı ve sıcak çalışma kontrolleri yeterli mi?
Tahliye Kaçış yolları açık ve işaretli mi?
Haberleşme Tünel içerisinde kesintisiz iletişim sağlanabiliyor mu?
KKD Çalışanların kullandığı KKD yapılan işe uygun mu?

Saha Yönetiminde İş İzni Sistemi

Demiryolu ve tünel projelerinde özellikle yüksek riskli faaliyetlerin iş izin sistemiyle yönetilmesi saha kontrolünü güçlendirir.

Aşağıdaki faaliyetler proje şartlarına göre izin sistemine bağlanabilir:

Sonuç

Demiryolu ve tünel projelerinde iş güvenliği; tek bir kontrol listesi veya KKD uygulamasıyla yönetilemeyecek kadar çok katmanlıdır.

Etkin bir sistem; risk değerlendirmesi, mühendislik kontrolleri, trafik ve hat yönetimi, gaz ölçümü, havalandırma, tahkimat, iş izinleri, eğitim, acil durum planlaması ve sürekli saha denetiminin birlikte yürütülmesini gerektirir.

Özellikle tünel içerisinde yapılan çalışmalarda koşulların sürekli değişebileceği unutulmamalı; risk değerlendirmesi sahadaki gerçek durumla birlikte güncel tutulmalıdır.